Kul Yabani / Abdulkadir Akdemir
Şafak on Eyl 12th 2008
Kul yabani Eridi dilim, ayakta tut gözlerini Garip bir rejimin ayak seslerinde hâlbuki Aşinayım, tek numune insin göklerden, ruhsar Berk vurup terk etsin mukaddesimi Yalnız ve yalnızca şikâyetime gömün hüznü Geçmişine peşkeş çeksin ihtilalleri Seher yeli vurur harab sanar zihnimi Fikrim makber Yüreğim mah/şerdir oysa Kul yabani Peyke sade ceset taşır Ruh yükseklerde elbet, bakışın deldiği Altında salıncak kurulmuş bulutlar Üstte kıvılcım yağmuru Durma sakın durma Daha yükseğe yürü Yansın ellerin Kul yabani Akıl satar tüccar misali Başına vuran sefilliğidir gördüğüm Sahi, nerdendir bu ümit, teselli Tesadüf etsin isterim bir cenazeye Çığlıklarına karıştırsın / geceyi Sorsun sessizce Kul yabani İzaha gerek yok hiçbir elemi Şeref fukarası çelme takmış yeryüzüne Tuzlu yaşlara kastı var besbelli Yaslanmış yüreğime dört şehit daha Esmer hüznüme düş/tü kan rengi Kul yabani Arz ettim ya Rab Her daim doğruyu ve güzeli Yazmayı bahşet
Filed in ALıntıLar | Comments Off
Alıntı / Mehmet Şevket EYGİ
Şafak on Nis 4th 2008
![]()
“… İnsan kişiliğinin üç vechesi, üç boyutu vardır.
Birinci boyut: Bilgi ve kültür boyutu.
İkinci boyut: Aksiyon, yani ahlâk ile ilgili boyut.
Üçüncü boyut: Sanat, estetik, güzellik ile ilgili boyut…”
____________________
![]()
Tesettür Üzerine
“…
Hintli kadınların nasıl sari denilen kendi millî, yerli elbiseleri varsa Müslüman hanımların da öyle yerli, millî, kendi medeniyetlerine uygun tesettür kıyafetleri olması gerekir.
Filed in ALıntıLar | No responses yet
Kır Dizini Çök Sofraya / Süleyman Çobanoğlu
Şafak on Mar 10th 2008
Uzak şehirlerden uzak ülkelerden;
Gurbetten, hasretten, bir dolu adam
Kadın, çoluk, çocuk ana-baba ocağına gelecek.
Traşlar taze,
Elbiseler pırıl pırıl,
Pabuçlar ayna,
Saçlar taralı,
Kokular bir tamam havada.
Henüz yol yorgunu,
Henüz uykuya kanmamış gözler etrafı süzmekte.
Filed in ALıntıLar | No responses yet
Hep Bir Yerlere Yetişme Telaşındasınız / Müşfik KENTER
Şafak on Mar 3rd 2008
Filed in ALıntıLar | No responses yet
Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum / Yusuf YANÇ
Şafak on Şub 15th 2008
Göreniniz, bileniniz, Duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı:
“Bu günden sonra, divanda, dergâhta, Bargâhta, mecliste, meydanda Türkçe’den başka dil konuşulmaya��? diye
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, Fermana uyanınız var mı?
Filed in ALıntıLar | No responses yet